7 Eylül 2010 Salı

ÇÜNKÜ SEN DİLA'SIN

-Yolda yürürken görüp bir parçasını aldığım hanımeli beni hayattaki birçok şeyden daha mutlu ediyor.
-Neden?
-Hanımeli çiçeğini sevdiğim için...
-Yanlış cevap verdin.

"Benim kendi zevklerimle ilgili söylediğim şeye karşı çıkmayacaksın herhalde..." diye nutuk atacağım esnada beni dinlemeyi aklının ucundan bile geçirmeden devam etti ;
"Hayattaki birçok şeye çocuk kalbiyle yaklaşıp onları tutkuyla sevdiğin için..."

*****

"Sofi'nin Dünyası" nda okumuştum sanırım ;
masanın üzerinde dururken aniden havalanan bir obje aynı masada oturan dört kişilik bir aileden büyük olan üç kişiyi bayıltabilirken yalnızca bebeği etkilemez,
bebek ona bakıp güler.

Bu nedenle bebek ve çocukların tepkilerini seviyorum çünkü o aniden havalanan obje onlara enteresan gelmezken bir kuş ilginç olabiliyor onların dünyasında...
Bir kuş çığlıklar atarak sevinmelerini sağlayabiliyor.
Bir kuş dünyaları verebiliyor onlara...

...ama sonra sıradanlaşıyor çocuk...
Uçan kuşun varlığı o büyüdükçe duyum eşiğinin altına düşüyor ve artık büyüyüp yetişkin bir birey olduğunda kuşların olmadığı bir dünya yaratıyor kendine,
cazibe merkezi maddeleşiyor.



Benim dünyamda kuşlar hala var ve ufacık şeylerle mutlu olabilmemi sağlayan da sanırım bu...

Yeni tanıştığım kişinin İstiklal Caddesi'ne yapılan yeni ışıklandırmanın masalsılığı ve yılbaşı öncesinin İstiklal Caddesi'ne harikulade yansımasına verdiğim tepkilere anlam veremeyip gülümseyerek "Sen hep böyle sevgi dolu musun?" sorusunun nedeni de sanırım buydu.

...ve benim onun donukluğu karşısında şaşırmamın da...



Bu gözle görülür fark başlarda tedirgin olmama neden olduysa da büyüyen arkadaşlarım arasında asimile olmamam beni mutlu ediyor şimdilerde çünkü son derece kendine has ve sentez bir dünyam olmasını sağladı.

Bana ait dünyada sevdiğim herkesle huzur ve mutlulukla yaşıyorum ;
bir de kuşlar var tabii...

*****

-Sen tamamen büyüme ama tamamen çocuk kalma da...
-Bunu nasıl yapacağım?
-Sen yaparsın çünkü sen Dila'sın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder