24 Şubat 2011 Perşembe

ZAMAN MAKİNESİ - ŞARKILAR



“Zaman Makinesi - Kokular” yazımdan sonra bir de “Zaman Makinesi - Şarkılar”
Bu daha da yaşanılası bir durum, kokulardan daha etkili ve o kadar gerçek ki…

*****

Hayatımın her dönemi için bir ya da birkaç şarkım oldu bugüne kadar ama sonradan fark ettim ki acı çektirmediği,yani,bir yeri, kişiyi, olayı hatırlatırken canını yakmadığı sürece şarkılar senin olabiliyor ancak…

…ama yine de,
senden çalınan şarkı çok uzaklardan dönebiliyor artık üzülmediğinde…


Kokular için ne söylediysem şarkılara on mislini kendimden çok daha emin bir şekilde söyleyebilirim aslında çünkü şarkılar tıpkı kokular gibi seni dağıtabilir ve/veya toparlayabilir, hatta bazen öyle bir güçlüdür ki kokuları bile çağırabilir çok eskilerden…

Şarkılar seni, yaşadıklarını, hayatını anlatır.
Şarkılar kendini kaybettirir, sonra yine şarkılar kendini armağan edebilir sana…


Kokular için ne söylediysem şarkılara on mislini kendimden çok daha emin bir şekilde söyleyebilirdim,evet ama söylemeyeceğim.
...çünkü kokulardan sihirlidir şarkılar ve çok konuşursak kelimelerimiz kovalar sihrini...

http://www.youtube.com/watch?v=hUYzQaCCt2o

FRIDA KAHLO'DAN DIEGO'YA

Normalde bloğumda kendi yazılarım dışındaki yazılara yer vermiyorum çünkü buranın bana özel kalmasını istiyorum fakat geçenlerde Frida Kahlo’nun Diego Rivera’ya yazdığı mektup önüme çıkıverdi.
Acısını inanılmaz bir zerafetle anlatan gerçek bir kadını paşlaşmak istedim ben de…

*****

Frida Kahlo'dan Diego'ya...

-Sevmekten ne zaman vazgeçtim?

-Kötü günümde yanımda olmadığın zaman vazgeçtim.

Canın sıkıldığında benimle paylaşmadığını , kırılacak veya tedirgin olacak olsam bile düşüncelerini açıkça söylemediğini anladığım zaman vazgeçtim.

Bana yalan söylediğini anladığım zaman vazgeçtim.

Gözlerime baktığında kalbinle bakmadığını ve bana hala söylemediğin şeyler olduğunu hissettiğimde vazgeçtim.

Her sabah benimle uyanmak istemediğini , geleceğimizin hiçbir yere gitmediğini anladığım zaman vazgeçtim.

Düşüncelerime ve değerlerime değer vermediğin için vazgeçtim.

Ağrılarımı dindirecek sıcak sevgiyi bana vermediğinde vazgeçtim.

Sadece kendi mutluluğunu ve geleceğini düşünerek beni hiçe saydığın için vazgeçtim.

Tablolarımda artık kendimi mutlu çizemediğim ve tek neden "sen" olduğun için vazgeçtim.

Bencil olduğun için vazgeçtim.

Bunlardan sadece bir tanesi senden vazgecmem için yeterli değildi çünkü sevgim yüceydi ama hepsini düşündüğümde senin benden çoktan vazgeçtiğini anladım.

Bu yüzden ben de senden vazgeçtim.

15 Şubat 2011 Salı

İSTANBUL'A AİT


Martıları kadarım.


Martıları kadar özgürüm ,
martıları kadar maviyim.

Martıları kadar düşlerim ,
Martıları kadar deniz…

Martıları kadar severim güneşin doğuşunu, vapurlarını , vapurlarında batışını…

Martıları kadar huzurluyum ,
o kadar huzurum…
Martıları kadar ,
İstanbul’um…