16 Kasım 2011 Çarşamba

AŞK-I RÜYA


Görebileceğim en güzel rüyaydı.



Konservatuvarda olan arkadaşlarımın yanına gidiyorum, derslerine girmeye başlıyorum, zamanla konservatuvar öğrencisi oluyorum.

Her sabah taş kaldırımlardan inerek derse gidiyorum.

Beyaz masalarda bembayaz dişleri olan güzel gülüşlü insanlar oturuyor.
Uçarak merdivenlerden inerken çaylarına çarpıyorum, sonra gülümseyerek özür diliyorum.
Benimkinden daha da sıcak bir gülümsemeyle “Önemli değil.” diyorlar, “Bu arada günaydın…”
Karşılıklı gülüşerek merdivenleri inmeye devam ediyorum.
Yemyeşil çimenler üzerinde kocaman karahindibaların, kocaman papatyaların olduğu bir yere geliyorum, önünde de masmavi deniz...
Üzeri masmavi gökyüzü…
Benim içim gökkuşağı olmuş.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder